ANA SAYFAPROJELERİMİZGÖMBE & KAŞ HAKKINDAVİDEO & RESİM GALERİSİBASINDA BİZİRTİBAT
 

 


SEVGİ VE BARIŞ ANITI AĞAÇLARI                                                                                                                                                                                                              


KÜRESEL ISINMA KARŞI DÜNYAMIZI KURTARACAK UYGULANABİLİR ÇÖZÜM YOLLARINI İÇİNDE BARINDIRAN PROJE

Sevgi ve Barış anıt ağaçları projesi ile Türkiyede 18 milyon hektar boş alanlara ekim ve dikim yapılmak suretiyle başta sedir, ardıç, meşe, karaçam, kızılçam, fıstıkçamı vb. türlerle ekim ve dikimi yapılacaktır. Bozuk orman alanları rehabilitasyon yapılarak verimli ormanlar haline getirilecektir.
Dünyada her yıl 13 milyon hektar ormanlık alan yok olmaktadır. Bunada dur denecek. Ve bütün dünyanın yeşil ormanlarla barış ve sevgi ile dolması için ilk adım atılmış olacaktır. Bu orman sevgisi ile beraber barış ve sevgi duygusu yakılan sevgi ateşinin çevresinde söylenecek, sevgi andımız ve sevgi ve barış türkümüz ile bütün insanların kalbine işleyecek ve böylece dünyamızın sonunu getirecek olan küresel ısınmaya ve savaşlara bütün dünya insanlığı ile beraber dur diyeceğiz. Hep birlikte ve bizden sonraki nesillere yeşil bir dünya içinde yaşayan sevgi ve barışın hakim olduğu bir dünya bırakacağız.

Sevgi ve Barış barış anıt ağaçları projesini hayata geçirilmesiyle;

1- Türkiyedeki yapacağımız 18 milyon hektar boş alanların ekim ve dikim yoluyla çalışmaları yapılacaktır.
2- Her yıl dünyada bir adet sevgi bir adette barış fidanı dikecek bütün insanlar. Böylece 6 milyar insan yılda 12 milyar ağaç dikmiş olacak.
 

Sonuç olarak; Bir adet ağaç bir yılda atmosferden ortalama 10 kg Karbondioksiti temizlemiş olacağından bu projenin hayata geçirilmesiyle dünyamızdan her yıl, milyarlarca ton karbondioksit ormanlar tarafından absorve edilecektir.

Bu SEVGİ ve BARIŞ ANIT AĞAÇLARI Projesi Türkiye Cumhuriyeti Antalya ilinin Kaş İlçesinin Gömbe Beldesinde 1700 rakımlı Yuvalıca Yaylasında Lübnan (Toros) Sedir (Cedrus Libani A.Rich) ormanlarının içindeki 500 yıl ile 1000 yıl yaşı arasındaki 15-20.000 sedir anıt ağaçlarına sevgi ve barış anıt ağaçları diye isim verilecek ve böylece sevgi ve barış anıt ağaçları projesindeki 23 madde uygulamaya geçecektir. Ve projenin ana girişine büyük ve gösterişli “sevgi ve barış sedir anıt ağaçları” diye güzel bir ana giriş levhası yapılarak proje içindeki yazılar insanların okuması için değişik dillerde yazılarak asılacaktır.
 

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi


 

SEVGİ VE BARIŞ ANIT AĞAÇLARI PROJESİ

1. Anıt Ağaçlarına Bütün Dünyadaki Ülkelerin isimleri verilecek.
2. Barışa katkıda bulunan ve İnsanlığa hizmet etmiş gelmiş geçmiş Bütün Barış ve İlim Adamlarının ismi verilecek
3. Dünyadaki ve Türkiye’ deki Ünlü İş Adamı, Sanatçı ve Yayın ve Basın Ormanlarının ve Dünyadaki Ünlü Haber Ajanslarının ve TV lerin ismi verilecek.
4. Anneler Günü, Kadın Hakları Günü, İnsan Hakları Günü, Hayvanları Koruma Günü, Dünya Komşuluk Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü, Sevgi, Saygı, Barış, Hoşgörü gibi Anıt Ağaçlarına isim verilecek
5. Sevgi Ateşi yakılacak ve Sevgi Andımız, Sevgi ve Barış Türkümüz söylenecek
6. Türkiye’ deki bütün Orman Köylülerinin kendi ormanı olması için ilk adım atılacak
7. Bütün Yörükleri turizme açmak için Toroslarda ilk bir proje yapılacak ve Yörüklerde turizm ve çadır pansiyonculuğuna başlayacak
8. Bütün Köyleri Turizme açmak için ilk çalışma Elmalı Mursal Köyünde yapılacak. Köy yaşamı ve hayatı turistlere gösterilecek ve turistlerin bir köylü gibi yaşaması sağlanacak
9. Göllerimiz ve Yaylalarımız turizme açılacak
10. Orman içindeki eski orman evleri onarılacak ve ahşaptan ağaç evler yapılarak turizmin hizmetine sunulacak
11. Her Ülkenin ismiyle beraber Sevgi ve Barış Ormanları kurulacak. Mesela; Türk-Japon Sevgi ve Barış Ormanı
12. Türkiye’ deki bütün köyler, kasabalar, ilçeler ve iller ile Dünyadaki bütün köyler kasabalar, ilçeler ve iller arasında karşılıklı Kardeşlik ve Dostluk ilan edilmesi ve bu çalışmaların yapılması
13. üçyüzyürmibeş bin hektar olan bu Sedir Ormanlarımızı en az Bir Milyon hektara çıkarılması
14. Anıt Ağaçlarına para karşılığında isim verilmesi çalışmaları
15. Dikenli tel ile çevrilecek Sedir Ormanlarımızdan yaban hayatının geliştirilmesi ve bilhassa yaban koyunu salınması ve bunların av turizme açılması
16. Toros Gülünün tanıtılması
17. Orman içinde Safari turlarının düzenlenmesi
18. Bütün geçmiş tarihlerden ve uygarlıklardan gelen Ören yerleri, tarihi kalıntılar ve her şeyimiz insanoğlunun bize bıraktıkları miraslar korunacak ve turizme açılacak
19. Güzeller güzeli Anadolu bütün güzellikleriyle ve Türk Halkının bütün güzellikleri gelenek ve görenekleri insanlığı, yemekleri ve Kültürü tanıtılacak ve turizme açılacak
20. Türkiyedeki boş olan 18 milyon alanın ekim ve dikim yoluyla ağaçlandırılması
21. Her yıl bütün dünya insanlarıyla beraber bütün dünyaya sevgi ve barış fidanı dikilmiş olacak ve böylece dünyamız yeşil ormanlarla dolacak

SEVGİ VE PROJESİNİN İÇİNDEKİ YAZILARIN KONU BAŞLIKLARI

Sevgi ve Barış Anıt Ağaçları, Bu Sevgi ve Anıt Ağaçları diyor ki!, Sedir Anıt Ağaçları, Sedir Anıt Ağaçlarının Yaptıkları ve Hayatı, Anıt Ağaçlarına Sizlerinde İsimlerini Verelim, Toros Sediri, Sedir Katran Ormanları, Ormanların İçlerinde ve Ağaçlarda Evler Kuralım, Yuvalıca Yaylası, Dünya İnsanlığına Sesleniyorum, Hayalimdeki Dünya, Yolumuz Sevgi Yolu, Sevgi ve Barış Türküsü, Sevgi Andımız, Seviyorum Bütün İnsanlığı, Dostluk Ormanı, Dünyadaki bütün Ülkeler ile Karşılıklı Kardeş Şehir, İlçe, Belde ve Köyler İlan Edilmesi, Seviyorum Canlı ve Cansız herşeyi, Mutlu Olarak Yaşamaya Çağrı, Yörük, İbrahim Ağam, Toros Dağlarında Dağ Koyunu Projesi, Yeşil Gömbe, Sibel Can, Vanessa Hessler, Japon Milleti,Hayalimdeki Anadolu, Sevgi ve Barış fidanı dikelim

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi


 

SEVGİ VE BARIŞ ANIT AĞAÇLARI

Bu anıt ağaçları diyor ki! Ey İnsanoğlu Ben sizlerin dedelerinizin dedelerinizi tanıyorum ve devamlı sizlere bakıyorum. Hepiniz ilk babası Adem hepinizin ilk annesi Havva sizler kardeşsiniz aranızdaki bu savaş niye, bu düşmanlık niye bu çocuklar niye ölüyor? Ve biz ağaçları niçin sorumsuzca kesiyorsunuz. Niçin kendinizi ve bu güzel dünyayı yok etmeye çalışıyorsunuz niye!
Gelin hep birlikte kardeş olalım. Barış içinde ve yeşil bir dünyada yaşayalım ve bütün insanlar birbirlerine karşı önyargısız ve sevgi dolu şefkatle baksınlar ve bu dünyayı cennet yapalım hep birlikte.
Gelin… Gelin…. Gelin …. Birlik olalım ve kardeş olalım. Bütün dünyayı Sevgi, Barış ve yeşillik dolu ağaçlarla dolduralım. Sevelim ve Sevilelim kimseye kalmaz bu dünya.
 


BU SEVGİ VE BARIŞ ANIT AĞAÇLARI DİYOR Kİ!

Ey İnsanoğlu! Bizler sizlere kollarımızı ve kucağımızı açtık ve diyoruz ki!
Gelin buraya sizler hepiniz kardeşsiniz. Aranızdaki bu kin bu düşmanlık bu acımasızlık ve bu nefret niye? Elinize ne geçecek? Niçin bu dünyayı bu hale getirdiniz? Neyi bölüşemiyorsunuz?
Gelin buraya hep birlikte Sevgi ve Muhabbet ateşini yakalım. Bir olalım, kardeş olalım ve en önemlisi insan olalım. Bu sevgi ve muhabbet ateşini bütün dünyaya yayalım ve bunun mücadelesini hep birlikte verelim. Çalışalım ve çabalayalım sonunda bütün dünya insanlarıyla, ağaçlarıyla ve canlı cansız bütün yaratıklarla hep birlikte uyumlu ve bütün insanlar birbirlerine karşı sevgi dolu ve saygılı bir şekilde muamele edelim. Ve bütün dünyayı mutlu, huzurlu, güvenilirli ve insanoğluna yakışır bir hale getirelim. Bu esas gayemiz ve amacımız olsun.
Bizler sonraki nesillere sevgi ve barış dolu yaşanılır yemyeşil bir dünya bırakalım.



SEDİR ANIT AĞAÇLARI

Yüz yıllarca yaşamış ve durmuş, nice insanlar ve güzeller görmüş. Ne savaşlar ve ne ölümler görmüş. Nice nice yüzyıllara meydan okumuş. Nice kışları ve yazları görmüş. Binlerce insanlar gelmiş geçmiş hepsine yoldaş kardeş olmuşsun Sen Toros dağlarında yaşarsın heybetinden hiç bir şey kaybetmeden dimdik ayakta durursun. Dalların çevreye yayılmış. Sanki bir anne gibi yavrularına kucak açarsın. Bir gelin gibi nazalı durursun. Güzelliklerini dosta düşmana saçarsın. Hiç kimseye darılmadan hepsini kucaklar durursun.
Toros dağlarının en nadide gülüsün Sen. Sen benim gönlümde bütün ağaçların babasısın. Şahısın Sen. Gövden başka Dalların başka, duruşun başka, Güzelliğin başka, Sen Toros Dağlarının süsüsün. Güzellikte bir eşin yok. Yiğit ve mertsin Sen. Hiç eğilmeden devamlı ayakta gece gündüz durursun. Seni görmeyen ağaç gördüm demesin. Sana bakmayan güzel gördüm demesin. Sen Toros Dağlarının pehlivanı ve yiğitlerin en yiğidisin. Sen benim gönlümde ağaçların en asili ve en güzelisin.
 

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi


SEDİR ANIT AĞAÇLARININ YAPTIKLARI VE HAYATI

Bir Sedir Anıt ağacı önce tohum olarak toprağa karışır. Kimisi insan eliyle, kimisi rüzgârla, kimisi kendiliğinden bir ağaçtan aşağıya düşer ve üzerine kar yağar ve karın altında kışı geçirir ve ilkbaharda çimlenme başlar. Yaz kuraklığını atlatan fidanlar bir daha kolay kolay kurumazlar ve yavaş yavaş büyürler. Yıllara ve zamanlara ve her türlü kışa doluya fırtınaya insan ve hayvan zararına meydan okurlar. Mücadeleye hiç yılmadan devam ederler. Sedir fidanı ilk yıllar kökünü güçlendirir. Kendi yaşaması için ve daha emin bir şekilde su ve besin bulmak için önce kök yapısını güçlendirir. İlk yıllar yavaş büyür. Kök yapısını güçlendirdikten sonra beş, altı, yedi yıl sonra birden atağa kalkar ve daha fazla boy sürmeye başlar. İlk yıllar ve gençlik zamanı dallar devamlı yukarı durur. Ağaç yirmi beş – otuz yaşına gelince tohum tutmaya başlar ve devamlı büyür ve gelişir. Anıt ağacına geldiği zaman dalları yavaş yavaş aşağıya sarkar ve tevazu gösterir. Bir anıt ağacı kesinlikle kıskanma yapmaz. Çevresine zarar vermez. Büyüklük taslamaz ve devamlı çevresiyle iyi geçinir. Altında ve çevresinde küçük fidanlar çiçekler barındırır. Onlara kol kanat gerer ve üç-dört yılda bir bol tohum tutarak neslinin devamını sağlar. Bir anıt ağacı ibrelerini dökmek suretiyle bulunduğu yerin toprağını zenginleştirir ve kökleriyle erozyona engel olur. Dalları ve heybetiyle yağmur damlalarının toprağa inme hızını yavaşlatır ve üzerine düşen yağmurları çevreye zarar vermeden toprağın altına inmesine ve temiz su kaynaklarına sahip olunmasına yardımcı olur. Anıt Sedir ağacı üzerinde ve dallarında ve ibrelerinde binlerce canlı yaşar kimisi faydalı ve kimisi ise kendisine zararlıdır. Hepsine tahammül eder ve hiçbirisine kızmaz ve incitmez hepsine yuvalık yapar. Anıt Ağaçları her gün, gece gündüz devamlı çalışır ve her gün elli ile yüz kişinin yaşaması için aldığı oksijeni üretir. Ve karbondioksiti emer ve havadaki kirliliği ve tozu ibrelerine yapıştırmak suretiyle tutar. Anıt Ağacı yıllandıkça daha değerli olur odun yapısı olsun. Heybeti olsun insanı hayran bırakır. Ve devamlı güzellikler sunar hem görüntü olarak hem de insana mutluluk vererek.
Ey İnsanoğlu bir Sedir Anıt Ağacının hayatı ve her gün yaptığı insanoğluna hizmeti binlerce ve onbinlerce insan yapamaz. Bunlar benim tespit ettiklerim. Ve daha başka faydaları da vardır elbet. Bundan dolayı bu Sedir Ormanlarımızı çoğaltmak ve bütün Torosları bu ormanlarla doldurursak bu Sedir Ormanlarıyla ve ilerde olacak Anıt Ağaçlarıyla bunların bütün insanlığa faydası olacak. Atmosfere saldığı oksijen önce çevresine sonra bütün dünyaya faydası olacak. Ve dünyadaki karbondioksitin yok olması için en büyük fabrika olacak. Ve bütün insan bu beladan kurtulacak.

 


ANIT AĞAÇLARINA SİZLERİNDE İSİMLERİNİVERELİM

Ey İnsanoğlu gelin sizlerde görün bu güzeller güzeli Toros Sedir Ormanlarını ve Anıt Ağaçlarını! Sizlerinde ismini verelim. Sizinde adınız yaşasın bu dünya durdukça. Bu Toros dağlarının güzel sedir ormanlarında görsün gelen geçen ve bizden yüzyıllar sonra dünya gelen. Bizler hakkında güzel düşünsünler ve şöyle desinler ve insanlar ne güzel insanlarmış ve bizlerinde bu güzel ormanları görmemiz ve tanımamız için maddi ve manevi bütün imkânlarını bu güzel Sedir Ormanlarının yaşaması için harcamışlar hiçbir hizmetten kaçmamışlar diye bizleri hürmetle ve saygıyla ansınlar. Sizlerin yardımıyla Ey güzel insanlar bu Sedir Ormanlarımızı yüz bin hektardan bir milyon hektara çıkaralım. Bütün Toros dağlarını Sedir Ormanlarıyla dolduralım.

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi

 

TOROS SEDİRİ

Kralların, Sultanların mezarlarını süslersin. Binlerce yıl çürümeden toprak altında kalırsın. Asırlara yıllara meydan okursun. Toros dağlarının elbisesi, yorganısın Sen. Seni görmeyen ağaç gördüm demesin. Sana bakmayan güzel gördüm demesin. Toros dağlarının pehlivanı şahısın Sen. Ağaçların içinde en güzelisin Sen başın dik ve dallarını kucaklarını açmış Ey İnsanlar gelin beni görün dersin. Güzel gelin gibi ibrelerin seni süsler kokun başka havan başka duruşun başka bütün ağaçların babasısın Sen. İnsanoğlu sana tomruk olarak bakar. Neslini kökünü yok etmek çabalar. Koyunu keçiyi otlatmak için salar. Dalını ibreni yemek için dalar.
Gel Ey Yörük Kardeşim yazık etme bu sedir ormanlarımıza keçini oğlağını salma bu güzel ormana. Senin keçin koyunun için Allah’ ım yaratmış pıynarı, makiyi, otu ve geveni buralarda otlat gel yazık etme bu güzel ormana.
Toroslarda önceleri en az yedi yüz bin hektar Sedir Ormanı var iken elimizde kalmış yüz bin hektar. Bir yandan insan bir yandan keçi, koyun bitirmişler bu güzel ağacı.
Ey İnsanoğlu gelin birlik olalım. Çalışalım, çabalayalım ve Sedir Ormanlarımızı bir milyon hektar yapalım. Bu güzel sedir Ormanlarımızı bizden sonraki nesillere en güzel biçimde doğal olarak armağan edelim. Şöyle bir düşündüm nedir bu orman köylüsünün orman ve ağaç düşmanlığı niçin kadrini kıymetini bilmezler. Niçin sorumsuzca keserler yok ederler. Düşünürken buldum cevabını: Bende Orman köyünde dünyaya geldim. Bizlere öğretilmedi ağaç sevgisi ve küçükken diktirilmedi fidan, anlatılmadı ormanın faydası. Bizlerde atalarımızdan anamızdan babamızdan ne gördüysek onu yaptık. Şunlar öğretilmedi bu güzel orman köylüsüne. Şu şekilde bir çalışma yapılmadı ve ormanın faydaları anlatılmadı. Çalışma dediğim şeyler ise her orman köyünün bir ormanı olsun. Buralarda yapılacak bütün çalışmalar bu köyde oturan vatandaşlar tarafından yapılsın. Köyde oturan insanlar şunu görsün. Bu ormanlar kolay yetişmiyor. Bir çocuk misali ilgi ve şefkat bekliyor. Bütün orman ormanları koruma hizmetleri bir bedel karşılığında orman köyünde oturan vatandaşlara verilsin. Her köyden üç-beş kişi bu işlerle meşgul olsun. Orman köyünde oturan vatandaşlarımızın evlerinin önünde en az iki tane Sevgi ağacı dikilsin. Yapılacak bütün ormanlardaki çalışmalar bizzat o yöredeki orman köylüsü yapsın orman içinde yetişen kekik, adaçayı ve mantar gibi vb. para alınmadan orman köyünde oturan vatandaşlar tarafında toplansın ve ormanların bütün güzelliklerinden faydalansın ve teşvik edilsinler.
Ey Orman köylüsü kardeşim! Bu dikilen fidanlardan ve ormanlarda yaşayan bütün hayvanlar ve kuşlar, böcekler sayısız canlı ve cansızlar sizler böyle ormanı çoğaltır ve boş yerlere fidan dikerseniz. Bunlar sizlere sevgi ve hürmetle selam verir ve onların yaşaması ve gelecek nesillere bırakılması gibi güzellikleri ruhunuzda hisseder ve sonsuz mutluluk duyarsınız.
Ey Orman köylüsü kardeşim! Bu güzel ormanların faydalarını sana yazsam ne kitap yeter ne defter bütün insanlar bunlardan alır oksijeni ve çıkardığın karbondioksiti bunlar emer ve temizler. Senin bileceğin tel şey bu ormanlar dünyanın en büyük fabrikasıdır ve bütün insanları faydası için gece gündüz devamlı çalışmaktadır. Bu yaşadığımız ve içinde bulunduğumuz çağda ormanların kıymeti bilinmeyince ve para hırsı yüzünden kesip yok edince bak bu güzel dünyanın başına neler geliyor. Yağmurlar ya az yağıyor veya şiddetli denizler yükseliyor. Dünyanın başına arkası arkasına nice felaketler geliyor. Velhasıl bu güzel dünyanın düzeni bozuluyor. Nice masum ve küçük çocuklar ölüyor. Gel etme Ey İnsanoğlu yok etme bu güzel ormanları çünkü kendi kendine veriyorsun en büyük zararı bunu böyle yapanlara aptal derler. Allah sizleri ve bizleri aptallık yapalım diye yaratmadı. Gelin hep birlik olalım geceli ve gündüzlü çalışalım. Bu güzel dünyayı cennet yapalım.

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi


SEDİR KATRAN ORMANLARI

Onbeş – yirmi yıldır çevirdik dikenli teller ile Sedir Ormanlarını koruduk keçiden koyundan bu güzel ormanları sizlerde görün gezin dolaşın bu ormanların içinde kendinizi sanki fidan gençliği içindeymiş gibi görürsünüz. Ormanların içinde yıllarca kalan boşluklar ve ağaçların altındaki boş yerler Sedir fidanlarıyla doldu en sonunda binlerce hektar doğal fidanlıklar oluştu. Doğayı kendi haline bırakırsak çok kısa zamanda eksikliklerini gideriyor ve insanlardan hiçbir yardım beklemiyor. Kır keçilerini koyunlarını sokmayın yeter.
Toros dağlarını bütün sedir ormanlarını ve çıplak kalmış alanlarını ilk önce dikenli tel çitleriyle çevirelim. Dozerlerle sürelim tohumlar ekelim dozerin sürmediği yerlere tak tak makinelerini çıkaralım ve toprağı delip, çatlatıp fidanlar dikip ve tohumlar ekelim. Sedir ağacı için fazla toprak gerekmez. Yeter ki kök atacağı çatlaklar oluşturalım. Kuralım bütün Toros dağlarında Sedir Ormanlarını ve en zor yerlerdeki alanlara Ferhat ile Şirin adını verelim. Çünkü Ferhat sevgilisine ulaşmak için dağları delmiş. Bizlerde sedir ormanları için yerleri delelim. Ve bu güzel Anadolu’nun Toros dağlarını Sedir Ormanları ile dolduralım. Gelin gelin aşkla gece gündüz çalışıp bu güzeller güzeli Sedir Ormanlarını Sevelim ve gelecek nesillere en güzel bir şekilde hediye edelim.


 

ORMANLARIN İÇLERİNDE VE AĞAÇLARDA YUVALAR VE EVLER KURALIM

Ey İnsanoğlu kardeşlerim gelin sizleri bekliyorum Yuvalıca Yaylasına ve Sedir ormanlarına. Kuralım buralarda yuvalar ve evler ahşaptan ve ormana ve Doğaya zarar vermeden bütün insanlar buralarda kalsın. Aynı Atalarımız gibi kuşla kurtla ve binlerce canlı ve cansız hayvanlarla birlikte ve doğayla baş başa sakin ve sessiz ve teknolojinin her şeyinden uzak kendilerini bıraksınlar Toros dağlarına Sedir Ormanlarının kucağına ve dinlensinler huzur bulsunlar. Kuş ve kurt sesi dinleyip güzel rüya görsünler. Ve Atalarının yaşadıkları hayatını aynısını yaşasınlar bütün insanlar Yuvalıca Yaylasında ve Toros Sedir Ormanlarında kalpleri dolsun Orman, İnsan, hayvan Sevgisiyle insan olmanın ve insan gibi yaşamanın zevkine varsınlar ve kendileri ile barışık sevgi ve umutla dolarak ülkelerine dönsünler.


 

YUVALICA YAYLASI

Çıktım Yuvalıca Yaylasına çiçeklerle ve yeşilliklerle karşıladı beni. Baktım sağıma soluma hepsi birden hoş geldin, sefa getirdin dediler ve kucaklarını açtılar bana ve şöyle dediler: Görsün bizleri ve Anıt Ağaçlarını cümle âlem bu Yuvalıca Yaylası bütün insanların yuvası olsun. Huzur ve esenlik bulsunlar, kardeş olup dirlik kursunlar. Birbirlerini sevip dost olsunlar. Savaşı düşmanlığı kini bırakıp insan olsunlar. Kederi ve tasayı bırakıp sevinç bulsunlar. Bulsunlar bulsunlar insanlığı, dostluğu, kardeşliği, sevgiyi, barışı ve hoşgörüyü bulsunlar. İnsan gibi yaşayıp bütün dünyayı huzur ve barış ile doldurup insan gibi insan olsunlar.

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi


DÜNYA İNSANLIĞINA SESLENİYORUM

Ey İnsanoğlu ve Ey bu dünyada yaşayan bütün insanlar! Hepinizi çok seviyorum ve hiçbirinizi ayırmıyorum. Dünyada yaşayan bütün anneler benim annem ve bütün babalar benim babamdır ve bütün çocuklarımız benim kardeşimdir. Hepinizi kucaklıyor ve gönlümün en derin yerinde saklıyorum. Sizlerin sevgisini.
Gelin insanoğlu hepimizin ilk annesi Havva annemiz ve ilk babası Âdem babamızdır. Bizler hepimiz gerçekten kardeşiz bırakalım aramızdaki kini, nefreti ve savaşları, düşmanlıkları ve ne kadar kötü duygu ve düşünceler var ise hepsini çıkaralım kalbimizden bunları. Gönülden sevelim sayalım birbirlerimizi bütün dünyayı sevgi ateşi ile dolduralım. Bitirelim savaşları ve insan öldürmeyi bunun yerine bütün dünyayı sevgi, barış, hoşgörü ve yeşil ormanlarla dolduralım. Bu Yuvalıca Yaylasını bütün insanların yuvası ilan ediyorum. Gelin Ey kardeşlerim Annelerim ve babalarım hepinizi bekliyorum bu Yuvalıca yaylasına ve bu Sevgi ve Barış Anıt Ağaçlarına… Sizlerde bu yuvalıca yaylasından döndükten sonra ülkelerinize buradaki bütün güzellikleri ve yazıları içinize ruhunuzun en derin yerine yerleştirip bu sevgi barış, hoşgörü ve sevgi ateşi ile doldurun bütün dünyayı sizlerden istediğim budur Ey İnsanoğlu…


 

HAYALİMDEKİ DÜNYA

Dünyanın haline bir baktım her yerde savaş var ve çocuklar ölüyor kimi açlıktan, kimisi savaştan huzur yok, güven yok, kardeşlik yok ve barış yok. Dünyadaki ormanlar yok ediliyor. Türkiye’deki Ormanların yarısından fazlası kadar bir ormanlık alan dünyada her yıl yok oluyor. Velhasıl dünyadaki düzensizlik ve başıboşluk almış başını gidiyor. Dünyada yaşayan bütün insanlar bunları düzeltmek çabası yerine seyirci olmak ve bozulmaya katkıda bulunmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Çok az insan hariç. Böyle giderse nasıl olacak bu dünyanın hali diye düşünmüyorlar. Sanki bu bozulmadan kendilerine bir zarar gelmeyecek ve ömürleri boyunca bu şekilde rahat yaşayacaklarını zannediyorlar. Bir aciz hane bu dünyada yaşayan bir insan olarak düşündüm ve şöyle karar verdim bu işe dur demenin vakti geldi artık! Etmeyelim ne kendimizi nede kendimizden sonra gelen zarar ve Ben aciz hane olarak ne yapabilirim diye düşünürken şu fikirler geldi aklıma: Öncelikle mesleğim olan Ormancılıkla ilgili bir tanıtma derneği kuralım ve bu dernek vasıtasıyla güzel sedir ormanlarımızın içinde anıt olan ağaçların her birine dünyanın bütün devletlerinin ismini verelim ve dünya barışına ve insanlığa hizmet etmiş ismini verelim. Her ülkede isim yapmış iş adamı sanatçı vs. gibi saygın insanların ismini verelim. Yazılı ve sözlü basın araçlarının isimlerini verelim.
Bu Yuvalıca Yaylasında bulunan anıt ağaçlarını sanki Âdem babamız ve Havva annemiz nasıl cennetten dünyaya indirildiyse bizde bu Yuvalıca Yaylasında bulunan bunların çocuklarını ve bütün insanları burada toplayıp bütün insanların ilk babası Âdem ile Havva annemizin gökten inecek ruhlarının önünde kardeşlik, dostluk, barış ve sevgi tohumlarını ekelim. Ve Havva annemiz Âdem babamıza desin ki: Âdem bak bizim yavrularımız ne güzel bir şekilde dostluk kardeşlik kurmuşlar ve birbirlerini seviyorlar sayıyorlar ve yoksul olan kardeşlerine bakıyorlar. Ve aç olan küçük olan küçük çocukları doyuruyorlar. Ve kendi aralarında düşmanlık savaş ve kin gütmüyorlar. Ve bu çocuklarımızın hali beni çok mutlu ve huzurlu ediyor desin. Âdem babamızda çok sevinsin.
İşte Ey İnsanoğlu benim istediğim ve hayal ettiğim bütün insanların böyle olması ve bu güzel dünyanın sevgi ve barış ile yeşil ormanlarla dolması gelin birlik olalım. Böyle bir dünya kuralım. Eğer biz bu işte yokuz derseniz bu güzel dünyanın başına ne felaketler gelir. Kimse bunu hesap edemez. Denizler yükselir, bütün deniz kenarındaki yerleşim yerleri su altında kalır. Ve ekim yapılan alanlar bağlar, bahçeler ve o güzelim sahiller kumsallar ve denize serinler ve dinlenmek için girdiğimiz o güzeller güzeli koylar plajların hepsi su altında kalır. Dünyanın iklimi bozulur. Dört mevsimi yaşayamayız, içme suları kirlenir ve milyonlarca insan hastalıktan ölür. Velhasıl bu kötü sonuçları yazmakla bitiremeyiz.
Gelin bu dünyada yaşayan Ey İnsanlar! Geç olmadan iş işten geçmeden bu dünyamızı tehdit eden bu küresel ısınma gibi ve savaş gibi ve binlerce sorunları el birliği ve gönül birliği ile çözmeye çalışalım. Yazık etmeyelim ne kendimize ne de bizden sonra gelecek olan nesillere ve bu Yuvalıca yaylasını bütün insanların yuvası yapalım. El birliği ve gönül birliği ile dünyamızın sonunu getirecek bu sorunları çözelim. BARIŞ, SEVGİ, HOŞGÖRÜ VE YEŞİL ORMANLARLA BU GÜZEL DÜNYAYI DOLDURALIM.


 

YOLUMUZ SEVGİ YOLU

Ey İnsanoğlu hepinizi bekliyorum bu sevgi ve anıt ağaçlarını görmeye gelin gelin kollarımı açtım kalbimi açtım. Bekliyorum sizleri bu anıt ağaçlarının dibinde Ey İnsanoğlu gelin birlik olalım. Bu güzel dünyayı sevgi seli ile dolduralım. Sevelim sevilelim kimseye kalmaz bu fani dünya.
Ey İnsanoğlu ben sizleri karşılıksız ve en ufak bir beklentim olmadan seviyorum. Hiçbirinizi ayırmıyorum. Hepinizin sevgisini kalbimde taşıyorum. Ve bilhassa çocukları çok seviyorum. Çünkü bunlar biz büyükler gibi içi ve dışı kirlenmedi. Ve bu çocuklara baktığım zaman içim huzur doluyor. Onların o iç güzelliği ayna misali dışarı vuruyor. Eğer inanmazsanız bir bakın o küçük yavrucuklara sevgi ile şefkatle o zaman görürsünüz onlardaki o güzelliği ve mutluluğu ve sizlere pozitif bir enerji verir ve baktıkça bakasınız gelir bu küçük yavrucuklara onlar o kadar mutlu ve güzeldirler ki. Bunun nedeni içlerinin temiz ve güzel olması ve Allah’ ımın güzel yaratması ve daha insanların büyüdükçe kirlenmesidir. Bu çocukların hepsi böyledir. Dünyanın neresine gidersen git. Bütün çocuklarda bu güzelliği görürsün ve bu güzel çocuklara bakmak size bıkkınlık vermez hiç.
Ama arkası arkasına arı balı yerseniz bundan bıkarsınız.
Ey İnsanoğlu gelin bu güzel dünyayı çepeçevre ve el ele tutuşarak sevgi ve muhabbet ile birbirimizin ellerini tutalım. Ve güzel dünyayı bu şekilde yuvarlak bir halka biçiminde çevirelim. Ve ortasına sevgi ateşini yakalım ve sevgi ateşini bütün gönüllerde tutuşturalım. Bir güvercin misali gönlümüzden gönlünüze sevgi, barış, hoşgörü mektupları yazalım.
Gelin Ey insanoğlu Allah’ ın yaratmış olduğu her şeyi sevelim….. Sevelim…. sevelim. Bütün insanların kuşların ormanları velhasıl canlı cansız her şeyi karşılıksız ve bir menfaat beklemeden sevelim…. Sevelim…. sevelim…. Sevilelim….sevilelim…. Bu güzel dünyayı sevgi ve barış ile dolduralım.
 

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi

 

SEVGİ VE BARIŞ TÜRKÜSÜ

Yuvalıca Yaylasında sevgi ve barış anıt ağacı olsam,
Bütün dünyanın ve insanlığın gönlünde taht kursam,
Gönülden gönüle girip bütün dünyayı dolaşsam,
Sevgi ve barış ile bütün dünyayı doldursam,
Bütün savaşları nefretleri ve kinleri durdursam,
Bütün insanları kardeş yapsam,
Çocuklar ve insanları ölümden ve açlıktan kurtarsam,
Bütün dünyayı yeşil ormanlarla doldursam,
Bütün güzellikleri açığa çıkarıp, İnsanlığın önüne koysam,
İçindeki bu sevgi, barış ve yeşil ormanları bütün insanların gönlüne yazsam,

Bu Anıt Ağaçlarındaki yalan değil, Sizlerde görün Ey İnsanoğlu bizleri. Kararınızı o zaman verin. Sizlerde biz anıt ağaçlarından ders alın. Ve aklınız başınıza alın. Bırakın bu savaşları kinleri ve nefretleri… Sizlerde kardeş olup sevgi ve saygıyla birbirinize sarılın. Doldurun dünyayı sevgi, barış ve yeşil ormanlarla rahat rahat nefes alın. Huzur ve güven içinde yaşayın.
Çünkü sizler insansınız bunu biz anıt ağaçlarından daha çok hak ediyorsunuz.


 

SEVGİ ANDIMIZ

Yuvalıca Yaylasına gelen insanlar sevgi ateşi yakıp daha sonra el ele tutuşup halka yaptıktan sonra yüksek sesle hep birlikte söylenecek. Sevgi andımız söylenirken el ele tutuşan eller hep birlikte yukarı kaldırılıp sevgi andımız bitene kadar böyle kalacak.

1. Bütün insanları karşılıksız seveceğime,
2. Bütün Ormanları ve kuşları seveceğime,
3. Allah’ ın yaratmış olduğu canlı ve cansız her şeyi seveceğime,
4. Bu sevgi ateşini bütün dünyaya yayacağıma,
5. Ömrümü ve Heyecanımı bu yolda harcayacağıma.

AND İÇİYORUM…


SEVİYORUM BÜTÜN İNSANLARI

Seviyorum…Seviyorum... Seviyorum bütün insanları seviyorum seviyorum sizler benim gönlümde nergizim lalem papatyam Toros gülümsünüz sizler benim göz bebeğim canım ciğerimsiniz. Sizler benim çiçeğim yaprağım ve ağaç dalımsınız sizleri bülbülün gülü sevdiği gibi seviyor sizlerden ayrı kalırsam ölürüm, ölürüm ölür. Sizlerinde ruhunuzdaki çiçekler ve güller açılsın artık. Gönüllerinizdeki sevgi ve barış bütün dünyayı doldursun artık. Gelin hep birlikte koklayalım çiçekleri ve gülleri. Güller gibi çiçekler gibi olalım yan yana hep birlikte kardeş olalım. Sizlerde görüyorum bu güzellikleri ezelden geliyor bu güzellik bize şimdi değil seviyorum hepinizi hiç ayırmadan sizleri gönülden seviyorum… Seviyorum… Seviyorum…
 

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi


DOSTLUK ORMANI

Toros dağlarından ve Anadolu topraklarından dünyada bulunan bütün devletlerle ve milletlerle el birliği ve gönül birliği ile dostluk ormanı kuralım. Mesela Türk-Japon Dostluk ve Kardeşlik ormanı gibi. Böylece güzeller güzeli uygarlıkların beşiği güzel Türkiye’mizi bütün insanların dost ve kardeş olması için yuva yapalım.
 

 

DÜNYADAKİ BÜTÜN ÜLKELERLE KARŞILIKLI KARDEŞ ŞEHİR – İLÇE - BELDE VE KÖYLER İLAN EDİLMESİ

Tüm dünyanın illeri, ilçeleri ve beldeleri ile köyleri birlikte Türkiye’ deki bütün iller, ilçeler, beldeler ve köyler ile karşılıklı kardeş ilan edilmesi ve halkıyla dostluk ilan edilmesi karşılıklı gidilip gelinmesi ve Türkiye’ deki bütün Belediyeler ile aynı şekilde ilan edilmesi.
Türkiye’ deki her il ve ilçe belde ve köyler dünyadaki bütün illeri, ilçeleri, beldeleri ve köyleri kapsayacak şekilde bu çalışma yapılacak ve böylece dünyada kardeş ilan edilmedik ne bir il nede ilçe nede bir belde nede bir köy kalacak bu çalışma sonucunda Türkiye’ deki biriyle kaç il düşer o tespit edilecek ve karşılıklı olarak bu çalışma yürütülecek yani Antalya iline dünyada otuz il düşüyor. Antalya ili otuz il ile kardeş şehir ilan edilecek diğerlerine de aynı şekilde çalışma yapılacak. Her il en yakın komşu ülkeleri ile başlayacak bu çalışmaya ve bütün dünyaya yayılacak zamanla ve bu çalışma sonucunda dünyadaki bütün illerle, ilçelerle, beldelerle ve köylerle Türkiye’mizdeki bütün iller, ilçeleri beldeler ve köyler kardeş ilan edilecek ve halkıyla dostluk ilan edilecek. Böylece bütün dünyada kardeş ve dostlar bulup hepsiyle kardeş ve dost olacağız. Birbirimiz tanıyacağız aynı komşu misali böylece insanlar arasında kardeşlik dostluk sevgi ve barış yayılacak hepimiz kardeş olacağız.
Gerçektende bütün insanoğlu Havva ananemiz ve âdem babamızdan dünyaya gelmiş ve hepimiz gerçekten kardeşiz. Fakat dünyanın her yanına dağılmış olduğundan ve birbirimizi unutmamızdan dolayı kardeşlik duyguları ve sıcaklığı unutulmuş bu güzel Türkiye Cumhuriyeti ve güzeller güzeli Anadolu’dan bunu tekrar canlandıracağız. Ve böylece bütün insanlar birbirlerinin kardeşi olduğunu hatırlayacaktır.


 

SEVİYORUM CANLI VE CANSIZ HERŞEYİ

Çektiğim acılar olgunlaştırdı beni, değmezmiş hiçbir insana kötü söylemek. Onu hor ve hakir görmek onu incitmek ve üzmek. Ne kendimizi üzelim ne de başaklarını insan olalım insan adam gibi konuşalım, birbirlerimize saygı gösterelim. Bizim gibi düşünmediği için hiçbir insanı hor ve hakir görmeyelim. Çünkü her insan ayrı bir dünyadır. Her insan farklı düşünebilir. Onun için hoş görülü olalım.
Sevelim bütün insanları, ormanları, ağaçları, taşları, kayaları ve hayvanları görelim bunlardaki güzellikleri. Ey İnsanlar sizleri ve candan ve gönülden seviyorum ve hiçbirinizi ayırmadan hepinizi seviyorum. Bu fani dünya hiç kimseye kalmaz onun için güzel yaşayıp güzel olalım. Sevelim sevilelim dost ve kardeş olalım. Düşmanlık kin nefreti bırakalım. Vermeyelim ne kendimize ne de başkalarına zarar insanlık onuruna yakışır insan olmaya çalışalım.

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi


MUTLU OLARAK YAŞAMAYA ÇAĞRI

Ey İnsanoğlu ben mutlu değilim ve huzursuzum ve nasıl mutlu ve huzurlu olacağımı bilemiyorum diyorsan mutlu ve huzurlu olarak yaşamak istiyorum diyorsan diyeceğimi dinle: ister zengin ister fakir ve istersen dünyanın en büyük makamında bulun iki şeyi yapmazsan mutlu olamazsın.
1- Ey İnsanoğlu gelin birlik olalım kardeş olalım. Ve hep birlikte bu güzel dünyayı daha güzel yaşanılır ve yem yeşil ağaçlarla donatalım. Dünyanın düzenini bozmayalım. Hayvanıyla kuşuyla kurduyla ve bütün güzellikleri ile beraber ve bunları koruyarak ve daha fazla çalışarak yeşil bir dünya kuralım.
2- Ey insanoğlu sizlerin ilk annesi ve ilk babası birdir. Hepiniz âdemin ve havanın evlatlarısınız. Ne oluyor sizlere neyi paylaşamıyorsunuz. Derdiniz ne? Zenginliğiniz size mutluluk verdi mi? Güçlü olmanız sizleri mutlu etti mi? Vs. Hayır, kesinlikle mutlu değilsiniz. Dışarıya karşı mutlu gibi görünüyorsunuz. Yapay çiçekler gibisiniz. İçiniz boş ve umutsuz. Ve yarınlara güveniniz yok. Acaba başıma ne gelecek gibi akla hayale gelmeyecek kuruntular içinde bocalanmaktasınız. Sizler hep kendiniz için yaşadınız. Kalpleriniz hep kendileriniz için attı. Hiçbir zaman bu çocuklar niye ağlıyor niye ölüyor ve niye savaşlar ve düşmanlıklar devam ediyor diye düşünmediniz. Ve bunlara engel olmak için çaba ve harekete geçmediniz. Birlik ve kardeşlik duygusu içinde bir beraber olmadınız. Ve hepiniz bu rezillikleri seyrettiniz. Ve başka bir tepkiniz olmadı. Ve çok az insanlar buna tepkili oldu. Ve bu işi yapan programa alan ve uygulayan kendini güçlü ve üstün gören ve bütün dünya benden sorumlu diyen zihniyet sahibi hasta kişilere ve yöneticilere meydanı boş bıraktınız. Ey insanoğlu gelin birlik olalım. Ve birbirimize karşı ön yargıyı bırakalım. Karşılıksız sevelim. Ve karşılık beklemeden birbirlerimize yardım edelim. Garibanın ve yetimin ve bütün dünyada aç kalanları doyuralım. Savaşları durduralım. Bütün dünyaya sevgi, saygı ve güzellik dolu tohumlar ekelim. Ve bunları büyütelim. Bu sevgi, saygı ve güzellik bütün dünyayı doldursun. Kendimiz için istediğimizi bütün insanlar için isteyelim. Başkalarının mutlu olması için yaşayalım. Kalbimiz kendimiz için olduğu kadar başkaları içinde atsın. Ve bütün kötülükleri pislikleri gelin hep birlikte bu güzel dünyadan çıkaralım. Ve bunun için yaşayalım. Ve insan olmaya yakışır insan olalım. Görün o zaman nasıl mutlu olacaksın. Nasıl kuşlar gibi havada uçtuğunu hissedeceksin. Ve nasıl o küçük çocuklar gibi mutlu huzurlu olacaksın. İşte o zaman huzuru bulacaksın. Bu gaye ve amaca hizmet ettiğin ölçüde ve bu yolda çalıştığın oranda mutluluğun kat ve kat artacak ve dünyanın en mutlu ve en bahtiyar insanı olacaksın. İnanmazsan bir dene ne kaybedeceksin, nasıl olsa mutsuz ve huzursuzsun. Kaybedecek neyin var. Dene ve yaşa sende tat o mutluluğu ve mutlu ve huzurlu bir insan ol.
 

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi

 

YÖRÜK

Sende kardaş bir Yörük çadırına uğra bak bakalım hali nasıl? Gezdim torosları bir insan bulamadım. Baktım bir kıl çadırın içinde duman tüter, çay ocakta pişer, merhaba ey kardaş dedim. Yörük: Hoş geldin dedi. Ve bizleri bağrına bastı. Neyi varsa ortaya koydu. Yiyelim kardaş bunlar helaldir dedi. Baktım yörüğün haline hayatından pek memnun cereyan ve televizyon yok ama muhabbeti çok derin. Sofraya koydu peyniri yanına sıcak bir ekmek ye kardaş dedi.
Duman çıkan çadırında yattım. Beş yıldızlı otel odasına değişmem. Kurt kuzu keçi sesi sanki birlik olmuş senfoni orkestrası. Bu müzik eşliğinde mışıl mışıl uyudum. Sabahleyin horoz sesiyle uyandım. Şafak sökmüş yeryüzü alaca karanlık böyle güneş doğması görmedim. Sabah oldu. Bir baktım. Ocak yanar. Üzerinde sıcak ekmek pişer. Birde pişmiş ekmeğin arasına soğan ve peynir koyar. Yanına bu ocakta pişmiş çay verir. En kral kahvaltı halt eder yanında. Gece gündüz kıl çadırından duman çıkar ayık sallayıp ayrandan yağ çıkarır. Koyun keçi sağıp süt çıkarır. Sütleri kova kova taşıyıp peynir ve yağ çıkarır. Koyun kuzu keçi oğlak karışık meee meee deyip güzel ses çıkarır. Her kuzu ve oğlak annesini bulup kuyruk sallayıp, karnını doyurur. Teke- keçi, koç-koyun karışıp birlikte dağa sürülür. Ve Yörük kardaşım eline alır bir kaval müzik eşliğinde yayılır davar. Sende yörükden dinle bir kaval, bak bakalım ne dert kalır, ne hüzün. Seni alır dünyadan götürür. Torosların gülüsün, dön geri aslına bin devene, sür dedelerin gibi devran. Bırakma bu işi göster Anadolu’ya dünyaya. Unutma aslını, gelecek nesillere insanlık nasılmış. Yiğitlik nasılmış misafirperverlik nasılmış bozulmadan doğal bir şekilde göster. Dedelerinin ve ninelerinin yaptıkları ne varsa sende yap. Sürdür geleneğini mahrum olmasın bu güzelliklerden onlarda görsün seni. Ve benim Yörük kardeşim, yiğit insanmış desin. Sürsün seninde devranın taaa kıyamete kadar.
Gel Ey Yörük Kardeşim, seni turizm ile tanıştıralım. Bütün Yörük çadırlarını pansiyon yapalım. Yüzyıllarca yaşadığımız ve gördüğümüz gelenekleri örf ve adetlerimizi bütün dünyaya tanıtalım.
Ey Yörük Kardeşim, sana diyeceğim şudur ancak; bu yapay naylon çadırları bırak. Eski kıl çadırlarına dön. Katar katar develerine bin. Öyle göçünü sar. Dedelerinden ve ninelerinden ne dinledin isen öyle yaşa. Bir de günümüzde güzel dünyamız kirlendi. Ve ormanlarımız azaldı. Ve bundan dolayı gel sana yurtlak gösterelim. Keçini koyununu orada otlak ve sende turizmden düşen payına düşeni unutma. Ve hem keçiden ve hem de turizmden kazan.
Böylece çağımıza aslını kaybetmeden ve gelenek ve göreneklerini yitirmeden hayatını sürdür. Mutlu ve huzurlu ol. Toros dağlarının gönüllü orman sevdalısı ol.

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi


 

İBRAHİM AĞAM

Elmalı Mursal Köyünde doğdum. Köye önder olup muhtar oldum. Eksik ve gedik ne varsa köyün bütün sorunlarını çözdün. Ve yeter be kardaş deyip kendi halinde devran sürdün.
Ey Köylü kardeşlerim! Sizlere diyeceğim şudur ki: - İbrahim ağabimiz köyünün en zengini ve en fazla araziye sahip tarlasını ve bahçelerini en iyi şekilde sürüp ve bakmaktadır. Elmalı ilçesinde dükkânı ve katları vardır. İbrahim ağabimiz bunlarla yetinmeyip kurbanlık besler. Eşine dostuna kurbanlık satar. Ve bütün günlerini ve yıllarını hiç boş geçirmeyip çalışır. İbrahim Ağanın evine misafir oldum. İkram ve izzetin en alasını gördüm. İnsanlık nasılmış deyip hayran oldum. İbrahim Ağanın yüzünde güller açar. Sofrasını ekmeğini gelen geçene açar. Evinde misafirine en güzel bir şekilde bakar. Ağaların ağasısın İbrahim Abi. Sizlerde köyde bir yemek yiyip, onları tanımak istiyorsanız, sizlere diyeceğim Elmalı Mursal Köyüne gidin ve İbrahim Ağanın köyünü bulun. Görün bakalım insanlık nasılmış görün.
İşte ey Türk Köylüsü! Sizlerde İbrahim Ağa gibi olun. Ve evlerinizi turizme açın. Ve pansiyona çevirin. Bu çağımızın lutfu ve güzelliği olan turizmden sizlerde nasibinizi alın. Böylece bütün Anadolu ve Köylerimizi turizme açalım. İnsanlık neymiş misafirperverlik neymiş ve bütün gelenek ve göreneklerimizi bütün dünyaya duyuralım. Ve anlımızdaki bu yoksulluğu bitirelim. İnsanoğlun yaraşır mutlu ve zengin bir hayat yaşayalım. Birkaç ay çalışıp sonra sekiz – dokuz ay evde yatıp tembel tembel oturmayıp İbrahim Ağa gibi olmaya çalışalım. Bak o zaman sizler kimseden bir şey beklemeyip kendi köyümüzde ve kendi topraklarımızda yaşayıp şehirlerde yaşayan insanların sizlere gıpta ile baktığı büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ ün dediği gibi “Köylü Milletin Efendisidir” sözüne layık köylüler olun.

 

TOROS DAĞLARINDA DAĞ KOYUNU PROJESİ

Toros dağların da Sedir ormanlarının dikenli tel ile çevrilmesi işini Toros dağlarını sedir ormanlarından Konya ili Boz dağların da yetişen dağ koyununu yetiştirme alanları ilan edilerek ve bunları özel sektöre vererek çok kısa bir zamanda bütün sedir yetişecek alanlar dikenli tel çit ile çevrilir. Ve bu sahalar açık artırmalı bir şekilde ayrı ayrı alanlara bölünerek ve buradan kazanılacak para ile bütün Toros dağlarındaki boş alanlar sedir tohumu ekilerek ve sedir fidanları dikilerek şuanda yüz bin hektar olan sedir ormanlarını çok kısa bir zamanda bir milyon hektara çıkarılır. Hem de devletten para çıkmadan bütün Toros dağları dikenli tel çit ile bu özel avlak alanlarını alan şahıslar ile çevrilir. Şuanda bir dağ koyununu vurdurmak yabancı turistlere yirmibeş bin dolar. Dikenli tel çitlerle çevrilince bütün sedir ormanlarımız bu hayvanların yetişmesi için ideal bir yaşama ortamı olur. Hem turizmden kazanan bu ülke hem de avcılıktan binlerce kişiye yeni iş imkanı sağlanır. Bu dağ koyunlarının yılda çoğunlukla iki tane yavrusu olur. Böylece ormanlarımız hem av turizmi hem de doğa turizmi hem de kaliteli endüstriyel odun elde edilir.
Toros dağlarının içinde yüz yıllarca hayvancılık yapıldığından bu dağlarda Yörükler tarafından kazınmış su kuyuları çoktur. Bu kuyulara jeneratör konularak ve bu kuyuların önüne hayvanların su içmesi için uygun içme teşkilatları kurulur ve bu hayvanların rahat bir şekilde sulanması sağlanır. Kar yağmadığı zamanlarda bu alanlarda yeterli ot çok olduğundan ve bu otların bir kısmı yazın kesilip kışın da hayvanların beslenmesinde kullanılabilinir. Beslenmede hiçbir sorun olmaz. Sedir ormanlarına en zararlı keçidir. Koyunlar daha çok ot yer. Kışın bu sedir ormanlarında yaşayan dağ koyunlarının ölmemesi için bu avlakları alan şahıslar çiftçilerimizden tarlalar kiralayarak yoncalar ekilip ve kışın bu yoncalar havadan helikopter ile bu koyunların beslenmesi için havadan atılır.

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi


YEŞİL GÖMBE

Ankara – İstanbul – İzmir’ i gezdim durdum, Gömbe’ ye gelince vuruldum. İnsanı güzel, Havası güzel, Elması güzel, Güzel Gömbe’ nin… Bütün Dünya Antalya’ ya gelir, beni ise Antalya sıkar. Gömbe’ ye gelince huzurum gelir. İnsanlar İstanbul’ un taşı toprağı altındır derler, Gömbe’ yi görmeyince pırlantayı bilmezler. Güzelsin hoşsun benim canım Gömbem. Çevresini Akdağ, Yumrudağ ve Sedir Ormanları süsler. Ovasında Elma, Armut ve Kiraz yetişir. Elmasını bir kere yiten Elmanın içine şeker mi sıktınız der.
Dağlarından akarsuyu şırıl şırıl,
Uçarsu ve Yeşilgöl insana verir gurur,
Akdağ bir gelin kadar mağrur,
Görmek istiyorsan gel Gömbe’ ye,
Dağında yetişir kekik, adaçayı,
İnsana sağlık verir, sedir balı ve havası,
Dalından koparmak istiyorsan kırmızı elmayı,
Gel sende sonbaharda yaprak döküm zamanı,

Gömbe’ ye geleli on dört yıl oldu. Sanki dün gelmişim gibi hiç haberim olmadı. Anayı babayı kardeşi unutturdu. İnsanları güzel, Yaylası güzel, Sediri güzel, Güzellerin içinde en güzeldir benim Gömbem. Gömbe’ ye gelmeyen yayla gördüm demesin. Gelsin Gömbe’ ye yayların şahını görsün. İçsin Uçarsuyundan, Yeşil Gölünden sonra gitsin memleketine on yıl gençleşsin. Havası güzel, insanı güzel, Elması güzel, her şeyi güzeldir, Güzeller içinde en güzeldir benim Gömbem.

SİBEL CAN

Gözleri güzel,
Kendi güzel,
Sesi sanki soy ismi olan can gibi canlara can katar.
Güzellerin en güzelisin Sen. Mevla’m seni bu millete hediye etmiş.
Can kulağı ile seni dinleyen dertleri hüzünleri hep unutur. Bir anda seni ve sesini dinlemekle.
Türkiye’ nin starısın, Sen benim kalbimde sanatçıların en güzeli en kibarı sanki Toros dağlarında yetişen ANIT SEDİR AĞACI gibi yıllara, acılara meydan okuyan ve daha da güzelleşip hiç bozulmadan duran ANIT SEDİR AĞACI gibisin.
Sen bu milletin hiç solmamış en nadide ve en güzel gülüsün.
Sen benim ruhumda Toros dağlarında Sedir Ağaçlarının içinde doğal olarak yetişen TOROS GÜLÜ gibisin.

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi
 

 

JAPON MİLLETİ


Çekik gözlü,
Güler yüzlü,
Atom karınca gibi güçlü,
Sempatik ve cana yakın,
Adaların ülkesi,
Zeki ve çalışkan,
Onurlu ve izzetli,
Sizleri gönülden seviyorum,
Ey Japon Milleti,
Kendi gelenek ve göreneklerine bağlı,
Teknolojide en ileri,
Bütün ham maddeleri dışarıdan alır,
Bütün dünyayı, ileri teknoloji ürünleriyle doldurur.
Her gün hiç durmadan,
Yeni buluşlara imza atar,
Bütün insanoğluna örnek bir çalışma yapar,
Mütevazi bir hayat yaşar,
Sizden istediğim Ey Japon Milleti! Dünyanın en büyük sorunu olan bu ozan deliklerine bir çözüm bulman, insanlık adına yapılacak en büyük hizmete imza atman.
 

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi
 

 

HAYALİMDEKİ ANADOLU

Binlerce yıl insanlığa hizmet ettim. Nice nice medeniyetler kuruldu ve yok oldu. Sen ise çıplak kaldın Anadolu. Gelen giden üzerindeki ormanları kesti. Kimisi ev yaptı kimisi yaktı. Ve insanların ihtiyaçlarını binlerce yıl hiç yüzünü buruşturmadan sağladın. Ve sonunda üzerindeki yorganın süsün yok oldu. çıplak kaldın ve bozkır oldun.
Ey güzeller güzeli Anadolu tekrar görmek istiyorum seni o eski halinle. Ve yeşil ormanlarla dolu güzel yüzünü.
Ey yüce Türk milleti gelin birlik olalım. Kardeş olalım. Dolduralım bütün Anadolu’yu yeşil ormanlarla. İç Anadolu, doğu ve güneydoğu Anadolu, Akdeniz ve ege bölgesinde en az 18 milyon hektar, boş olan alanların yeşil ormanlarla dolduralım.


 

SEVGİ VE BARIŞ FİDANI DİKELİM

Dünyadaki bütün ülkelerin ismi verilecek sevgi ve barış anıt ağaçları adına ey insanoğlu, gelin hep birlik olalım. Ve her yıl evlerimizin önüne veya uygun yerlere sevgi barış fidanı dikelim. Dünyada yaşayan her bir insan her yıl kendi adına b,r adet sevgi, ve bir adet barış fidanı diksin. Fakir insanların yerine sivil toplum kuruluşları veya devletleri diksin. Böylece her yıl dünyamıza 10 milyarın üzerinde yeni ağaç fidanları kazandıralım. Çocuklarımızın sevgi ve barış duygusu ile yetiştirip onlara örnek insanlar olalım.
 

Ahmet KOCABIYIK
Gömbe Orman İşletme Şefi

 

ORMANCININ YEŞİL GELİNİ
 

Bir gelini sevdim ben
Yeşil mi yeşil, güzel mi güzel, kibar mı kibar
Duruşu başka
Endamı başka
Cilveli mi cilveli
Bir gören aşık olur,
Deli divane olur
Toros dağlarının gülüsün gülü,
Sen benim gönlümde
Gelinlerin, en yeşilisin yeşili
Yeşil gelinlerin en güzeli
Toros sedirisin sen.

 

YEŞİL GELİN

Gidemedim, gidemedim
Seni bırakıp gidemedim
Canım benim
Gülüm benim
Sen benim gönlümde yatan
Yeşilin yeşili
Güzelin güzelisin
Toros dağlarında bulunursun
Gövden başka
Duruşun başka
Senden başka
Bir güzel bulunur mu acaba..?
Yüzyıllara meydan okursun
Dimdik ayakta durursun
Dalın başka
Kokun başka
Sen benim gönlümde
YEŞİL GELİNİMSİN
İsmin: Toros Sediri
Soy İsmin: Katran
Böyle bir gelin bulunur mu hiç
Bu dünya güzellerinin en güzeli
Gelinlerin en yeşilisin sen
Toros Sediri